Kullanıldığı yerler
Örnekler
O cheiro de pitiú na feira de peixe era tão forte que tive que sair.
Balık pazarındaki keskin balık kokusu öyle güçlüydü ki çıkmak zorunda kaldım.
Depois da pescaria, o barco ficou com um pitiú insuportável.
Balık avı gezisinden sonra teknede dayanılmaz bir keskin balık kokusu vardı.
Os pescadores reclamaram do pitiú que ficou impregnado nas roupas.